Please wait...



Blog

YAZILAR

100sayimakale-1200x801.jpg

Güldal Hanım, diz protezi ameliyatı oldunuz geçmiş olsun sizi tanıyabilir miyiz?
Çok teşekkür ederim. 64 yaşındayım.1 kızım, 2 torunum var. Yoğun bir ev hanımıyım.

Kaç yıldır diz ağrılarıyla yaşıyorsunuz?
Yaklaşık 5 yıldır ağrılarım mevcut fakat son 3 yıldır beni çok zorlamaya başladı. Hayat kalitem çok düştü. Günlük işlerimi bile zar zor yapar hale geldim. Bir odadan diğerine geçmekte güçlük çekiyor, zorunlu işlerim olmazsa dışarı bile çıkmıyordum. Son 1,5 yıldır otururken ya da az da olsa hareket etsem ağrılarım oluyordu ve geceleri bu ağrılar beni uyutmuyordu.
Bacağımı koyacak yer bulamıyordum. Uzatsam olmuyor, şekil değiştirsem yine olmuyordu.

Dizinizdeki ağrılar için doktora başvurdunuz mu?
Diz ağrılarım başladıktan sonra birçok doktora gittim. Çeşitli tedaviler uyguladılar. Uygulanan tedaviler belli bir süre ağrılarımı geçiriyor fakat ağrılarım yeniden başlıyordu.

Ne tür tedaviler aldınız?
Gittiğim doktorlar öncelikle hap ve krem verdiler. İlk başlarda iyi geldi daha sonraları yetmemeye başladı. Fizik tedavi uygulandı. Son olarak da diz içine iğneler yapıldı.

Gittiğiniz doktorlar daha önce size ameliyat demediler mi?
Son birkaç yıldır her gittiğim doktor iğneyi dizime yaparken ameliyat olmam gerektiğini ve “Bu, geçici çözüm. Ameliyat şart” dediler. Tavsiyeler üzerine kendisini araştırdıktan sonra Prof. Dr. Yavuz Kocabey’e muayene olmaya karar verdim. Muayenehanesine gittiğimde gayet net bir şekilde, dizime ne olduğunu ve neden bu kadar ağrım olduğunu anlattı. Ameliyat olmamın şart olduğunu, ameliyat olduğumda ne zaman ayağa kalkacağımı ve ağrılarımın kesileceğini sabırla anlattı. Açıkçası anlatışı, benim korkularımı anlayışı, verdiği bilgilerin netliği beni ameliyat olmaya ikna etti. Kendisine sabah akşam dualar ediyorum, ellerine emeğine sağlık.

Ameliyat olalı kaç gün oldu ve bize ameliyat sonrası sürecinizi anlatır mısınız?
10 gün oldu. Ameliyattan sonra ikinci gün yürümeye başladım. Ağrısız günlere merhaba demek müthiş bir duygu artık geceleri diz ağrısıyla uyanmıyor rahatça uyuyorum.

Ameliyatı nerede oldunuz ve ameliyatla ilgili neler söylemek istersiniz?
Acıbadem Atakent Hastanesinde oldum. Hastane direktörü Demet Çetin Hanım başta olmak üzere tüm hastane çalışanlarına işlerini bilgiyle, sevgiyle ve özenle yaptıkları, güler yüzleri ve göstermiş oldukları yakın ilgiden dolayı çok teşekkür ederim.

 


Hocam merhabalar, Güldal Hanım ile konuşma fırsatımız oldu. Ağrısız günlere merhaba dediği için çok mutlu ve size dua ediyor. Diz protezi hakkında neler söylemek istersiniz?
Merhabalar. Güldal Hanım üzerinden konuyu anlatmaya çalışalım. Güldal hanım 64 yaşında ve 5 yıldır almadığı tedavi kalmamış ve diz ağrısı eve bağımlı hale getirmiş bu da hareket azlığı ve sonuçta kilo alımına sebep olmuş. Kilo diz kireçlenmesini tetikleyen baş nedenlerden biri. Dolayısı ile hastamız bir kısır döngüye girmiş. Bu durumu daha da kötüleştirmiş şöyle ki; daha önceleri hap ve kreme cevap veren ağrıların daha sonra bu ilaçlara karşı inatçı olması, sonrasında diz içi iğnelerine başlanmış fakat onlara da cevap vermemiş. Hastamız bana müracaat etti. Muayene, x-ray ve mrg kontrolleri yapıldı. Hastanın yaşının 64 olması tedavide bir kaç seçenek düşünmemize neden oldu. Şöyle ki; Yüksek Tibial Osteotomi denilen, dizin altındaki tibia denilen kemikten oluşturulan kesi ile dizden geçen ağırlık merkezini hasta olan bölgeden sağlıklı bölgeye getirme yapılabilirdi. Diğer seçenek kısmi protez, bir diğer seçenek ise total diz protezi olabilirdi. Yapılan muayenede hastanın dizinin dış kısmında ağrı olması mrg görüntülerinde dış menisküste yırtık ve geniş kıkırdak defekti olması, bunlara ek olarak hastamızın kilolarının biraz fazla olması bizi total diz protezi ameliyatına yönlendirdi.
Hastalar total protez ameliyatlarından korkuyor ve kötü örnekler oldukça fazla. Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Total diz protezi, ileri yaşlarda ve diz kireçlenmesi olan, başka tedavi şansı olmayan hastalarımızda kullandığımız bir teknik. Doğru seçimler (hasta, doktor, hastane ve protez) yapılırsa; insan hayat konforunu değiştiren bir kahraman. Bu değişkenlerden biri doğru olmazsa kahraman değil, felaket olabilir.

Sonuç olarak, yaşlandığımızda diz protez ameliyatlarından korkmayarak, kendimizi gönül rahatlığı ile kahraman ellere bırakırsak yüzümüz güler diyebilir miyiz?
Kesinlikle katılıyorum.

Not:Yavuz Kocabey’in Carousel Instyle Dergisi 100. sayısındaki makaleden alınmıştır.

 


30520171243450.jpg

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Kocabey menisküs ameliyatı ve ayak bileği kırıklarına uyguladığı tedavi yöntemlerini Klass’a anlattı…

Türkiye’nin önemli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanlarından biri olan Prof. Dr. Yavuz Kocabey, uyguladığı tedavi yöntemleriyle adından sıkça söz ettiriyor. Başarılarını aldığı ödüllerle ve yazdığı bilimsel makaleler ve kitap bölümleri ile taçlandıran Kocabey, uygulanan yöntemde önemli olanın “Tedavide hastalık değil hasta vardır’’ olduğunu söylüyor. Kendi uzmanlığı doğrultusunda birçok hastasını kısa sürede eski sağlığına kavuşturan Prof. Dr. Kocabey, kısa süre önce sosyal yaşam dünyasının önde gelen isimlerinden Suzan Hacıosmanoğlu’na da şifa oldu. Merdivenlerden düşerek ayak bileğini kıran ve Prof. Dr. Kocabey’in tedavisi sayesinde üç haftada iyileşen Suzan Hacıosmanoğlu yaşadığı deneyimleri, Prof. Dr. Yavuz Kocabey ise menüsküs tedavisi ve ayak bileği kırıklarında uyguladığı yöntemleri Klass okurları için anlattı.

 

“Yakın bir arkadaşım sayesinde Prof. Dr. Yavuz Kocabey ile tanıştım. Yavuz Bey’le uzunca bir süre konuştuk ve ameliyat olmam gerektiğini, ameliyat olmazsam ayağımda sorun yaşayacağımı söyledi. Ben de ikna oldum. Beni tamamen bayıltmak yerine sadece belimden uyuşturdular. 45 dakika süren ameliyatımdan çıktıktan sonra gayet mutluydum.”

-SUZAN HACIOSMANOĞLU

Yavuz Bey, Türkiye’nin önemli Profesörleri arasında yer alıyorsunuz. Bir çok kişinin hayatına önemli dokunuşlar yaptınız. Bunlar arasında kısa kulvar sürat paten Türkiye rekortmeni milli sporcumuz Fırat Yardımcı da var. Ameliyatından sonra sporcumuzun 10 gün gibi kısa süre içinde buz pateni yaptığını gördük. Nasıl bir tedavi uyguladınız ki sporcumuz bu kadar kısa sürede sahalara geri döndü?

Yavuz Kocabey: Kime ne uygulayacağımızı çok iyi bilmek lazım. Tedavi yöntemi kişilere göre değişir. Önce şuna bakıyoruz hasta mı var hastalık mı var? Hastanın yaşı, yırtık tipi, yırtık bölgesi, cinsiyeti, kilosu, yaptığı spor, hayattaki beklentisi bunların hepsi etkiliyor tedaviyi. Farklı tedavi yöntemleri vardır önemli olan menisküsün korunmasıdır fakat hastamızın bize bazen geç gelmesi ve yırtığın üzerine gitmesi sonucunda bu şansı kaybediyoruz. Seçtiğimiz tedavi yöntemine göre sporcumuzun sahalara dönmesini hızlandırabiliriz

Yavuz Bey, kısa süre önce sosyal yaşam dünyasının ünlü isimlerinden Suzan Hacıosmanoğlu’nun rahatsızlığına şifa oldunuz. Suzan Hanım’ın rahatsızlığı neydi?

Y.K.: Suzan Hanım bana bir arkadaşım vasıtasıyla geldi. Ayak bileği kırılmıştı. Bana gelmeden önce başka bir hastaneye gitmiş, filmleri çekilmiş. Orada söylenenler kendisini epey korkutmuş. Bana geldiğinde konuştuk ve ayak bileğinin ameliyat olması gerektiğini söyledim. Aynı gün operasyonu gerçekleştirdik.

Peki nasıl bir uygulama yaptınız?

Y.K.: Kırılan bölgeye plak koyduk. Plak, vida dediğimiz bir yöntemdir. Kırık bölgesini tamamen açmadık, ufak ve devamlılığı olmayan 3 adet kesi ile plağı  ve vidaları yerleştirdik.

 

“ÜÇÜNCÜ HAFTADA TAMAMEN TOPARLANMIŞ BİR VAZİYETTE VE AYAĞI ÇOK İYİ DURUMDAYDI”

Tedavi süresi ne kadar sürdü?

Y.K.: Suzan Hanım 1 hafta yarım alçı kullandı. Alçı kullanmamızdaki amacımız hastamız çok hiperaktif olduğu için erken ayağa kalmasını engellemekti fakat bunu da başaramadık. 3. günde ayağına basmaya başladı.

 

Kendinize özgü tedavi yöntemleriniz var. Suzan Hanım’ın operasyonunda da böyle bir yöntem mi uyguladınız?

Y.K.: Suzan Hanım’ın operasyonunda kırık bölgesini tamamen açmadık. Bununla amacımız dolaşımı minimal bozmaktı. Tabii bu da bana büyük avantaj sağladı. Bu tedavide önemli olan nokta kırığın çok iyi yerine oturtulmasıdır. Yoksa çok büyük sıkıntılar yaşanabilir. Bu operasyonda kendime özgü bir tedavi yöntemi kullanmadım. Ayakta çok ödem oluşmadı. Bu da büyük bir avantajdı tabii.

 

Kimlere uygulanabilir bu tedavi? Bir yaş aralığı var mıdır?

Y.K.: Hayır bir yaş aralığı yok. Her yaştan herkese uygulanabilir.

 

Suzan Hanım, Dr. Yavuz Bey’e geldiğinizde nasıl bir durumdaydı ayak bileğiniz?

Suzan Hacıosmanoğlu: Merdivenlerden düşme sonucu ayağım çok kötü bir durumdaydı, kırılmıştı. Yavuz Bey’e gelmeden önce gittiğim hastanede bana ayağımın paramparça olduğunu ve uzun süreli bir ameliyat olacağını ve ameliyat sonrası uzun süre alçıda kalacağını ve üzerine basamayacağımı söylediler. Ben de korktum ve o hastaneden hemen ayrıldım.

 

“45 DAKİKA SÜREN AMELİYATIMDAN ÇIKTIKTAN SONRA GAYET MUTLUYDUM”

Yavuz Bey’le nasıl tanıştınız?

S.H.: Hastaneden çıktıktan sonra doktor arayışına girdim ve yakın bir arkadaşım sayesinde Prof. Dr. Yavuz Kocabey ile tanıştım. Yavuz Bey’le uzunca bir süre konuştuk ve ameliyat olmam gerektiğini, ameliyat olmazsam ayağımın aksayabileceğini söyledi. Ben de ikna oldum. Beni tamamen bayıltmak yerine sadece belimden uyuşturdular. 45 dakika süren ameliyatımdan çıktıktan sonra gayet mutluydum.

 

Uygulanan yöntemden memnun kaldınız mı?

S.H.: Çok memnun kaldım. Doktor- hasta ilişkisinin yanında kendisi dostum oldu.

 

“HOCAMA AYAĞIMI BANA GERİ KAVUŞTURDUĞU İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM”

Sosyal yaşam dünyasının sevilen isimleri arasında yer alıyorsunuz. Tedavi sonrası iyileşmeniz nasıl gelişti?

S.H.: Ameliyattan sonra 1 gece hastanede kaldım. Ertesi gün evimdeydim. Ameliyat sonrası 5.günde dışarda arkadaşlarımla yemekteydim. Hiç ağrım olmadı. 3’ncü haftada sağlığıma tamamen kavuştum. Hocama ayağımı bana geri kavuşturduğu için çok teşekkür ederim.

 

Yavuz Bey siz şimdiye kadar birçok hastaya ulaştınız ve birçok başarılı vakada imzanız var. Biraz sizin geçmişinize gitmek istersek Yavuz Kocabey nasıl bir eğitim dönemi geçirdi?

Kırşehir doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Kırşehir’de liseyi de İstanbul Kabataş Erkek Lisesinde okudum. Üniversite eğitimimi de Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesinde tamamladım. 2001 yılında 6 aylık süre ile Kentucky Üniversitesinde (KY-ABD) daha sonra 2 yıl süre Louisville Üniversitesinde (KY-ABD) spor yaralanmaları, diz, omuz ve ayak bileği cerrahisi konusunda Fellow olarak çalıştım. 2006 yılında Doçent olup aynı yıl Kocaeli Acıbadem hastanesinde çalışmaya başladım. 2007 yılında ayak ve ayak bileği cerrahisi konusunda çalışmalarım oldu. 2013 yılında Acıbadem Üniversitesinde Profesör olarak görevime başladım. Şu an da hem Acıbadem Hastanesi’nde hem de Nişantaşı’ndaki muayenemde hastalarımı kabul ediyorum.

 

Röportaj: Eda Sağır Erendağ
Fotoğraflar: Mert Can Alşahin


kuyruk-sokumunda-sislik.jpg

Omurganın koksiks ismi verilen son 2-3 parçasının ağrısına verilen isimdir. Genellikle oturma esnasında hissedilen bir sorundur.

Nedenleri

  1. Doğum sırasında kuyruk sokumu eklemininin zorlanması sonucu bu eklemin zarar görmesi ile ağrı oluşur. Kuyruk sokumu ağrısı olan yeni doğum yapmış hastalarımın genellikle iri bebekleri mevcut idi.
  2. Travma: Popo üzerine sert düşme sonucu oluşur.
  3. Tekrarlayıcı küçük zorlamalar: Sert bir zemine uzun süre oturmak, ata, bisiklete veya benzeri sert yerlere uzun süreli veya tekrarlayıcı binmek

Tanı:

  1. Klinik Muayene: Parmak ile kuyruk sokumuna bastırdığımızda ağrı hissedilmesi
  2. X-Ray
  3. MRG

 

Tedavi:

  1. Konservatif Yöntem
    1. Oturma simidi ve İlaç
    2. Kortizon enjeksiyonu: Yapıldığı yer çok önemli. Hastalarım da genellikle skopi altında yaptığım yeri görerek enjeksiyonu yapmayı tercih ediyorum
  2. Cerrahi

 

Gereksiz, yetersiz veya aşırı tedaviden kaçınılması gerekmektedir aksi takdirde hastaya daha fazla sorun çıkarabilmektedir.


donukomuz.jpg

Omuzda ağrı ve ilerleyici hareket kısıtlılığı meydana getiren yaşam kalitesini olumsuz etkileyen rahatsızlıktır. Bu soruna bazen adeziv kapsül iltihabı (adeziv kapsülit) da denir. 40 ile 60 yaş arası kadınlarda daha sık olmak üzere toplmda sık karşılaşılan bir problemdir

Çoğunlukla sebebi bilinmese de geçirilmiş travmalar, uygunsuz hareketler, kireçlenme, kas yırtıkları, ameliyat sonrası gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.  Parkinson hastalığı, verem, kalp-damar hastalıkları, diyabet ve tiroitle ilgili problemler donuk omuza neden olabilen tıbbi sorunlardır.

Ağrı ve hareket kısıtlılıkları ile başlar ve ilerler, günlük aktiviteye engel olmaya başlar. Zamanla gece uyandıran ağrı ve kolda hareketin ileri derecede kaybı söz konusu olur. Donuk omuz şikayetinin süresi büyük farklılıklar gösterir. Bazıları sadece birkaç hafta bu sorunla uğraşırken bazı kişiler yıllarca donuk omuz sorunu çekebilirler.

Donuk Omuz Aşamaları

1. Aşama – Ağrılı Dönem: 2-9 ay

İlk olarak ağrı başlar bunu kademeli ilerleyen tutukluk ve hareketin kısıtlanması izler. Önce elin sırta doğru dönmesi azalır.

2. Aşama – Tutukluk Dönemiı: 4-12 ay

Ağrı yavaş yavaş azalır ama tutukluk ve hareket kısıtlanması devam eder hatta ilerler. Kolunuzu dışarı doğru döndürmek zorlaşır.

3. Aşama – Çözülme Dönemi: 1-3 yıl

Bu evre ağrı, tutukluk ve hareket kısıtlanmasının yavaş yavaş azaldığı iyileşme evresidir. Bazı hastalarda 10 yıla kadar uzayan bir süreçtir.

 

Donuk omuz şikayetleri başladıktan sonra hastalığın süresi kişiden kişiye değişmek üzere 2 yıl ile 10 yıl kadar sürebilir. Hareket kısıtlılığının olduğu hastalarda uygun tedavi yapılmazsa  ilerki yaşantılarında omuz kareketlerinde kayıplar kalıcı hale gelebilir.

Donuk Omuz Tedavisi

Donuk omuzun neden olduğu tutukluğu gidermek ve ağrıyı azaltmak için fizik tedavi , ilaç tedavisi, omuz eklemi içine iğne yapılması ve ameliyat gibi birçok yöntem vardır.

İlaç Tedavisi:
Çoğu durumda ilaçlar donuk omuzun neden olduğu ağrılarla başa çıkmak için yeterli olabilir. Ancak bazen  daha kuvvetli bir ağrı kesici gerekebilir.

Fizyoterapi:
Bu tedavi transkütanöz elektriksel sinir stimülasyonu (TENS), akupunktur, masaj, sıcak ve soğuk kompresler, rahatlatmak amaçlı esneme teknikleri ve donuk omuza yönelik  eğzersiz uygulamalarıdır.

Steroid(Kortizon) enjeksiyonu:
Eklem içine uygulanan kortikosteroidler iltihabı azaltmayı ve donuk omuzun hareketini artırmayı sağlayabilir.

Eklem içinin şişirilmesi:
Omuz dokusu çok sıkıdır bu yüzden steril suyun enjekte edilmesiyle gevşetilerek hareketin  artırılmasını mümkün kılabilir.

Omuz Manipülasyonu
Eğer donuk omuz nedeniyle ciddi bir hareket kısıtlılığı varsa doktorunuz hareket aralığını artırmak için genel anestezi ile omzunuza manipülasyon uygulayıp hareket açıklığını arttırabilir.

Cerrahi müdahale:
İleri derecede hareket kaybı varsa, sıkı dokuyu  ya da eklemdeki diğer yapışıklıkları gidermek,  varsa kas yırtıklarını onarmak, yara dokusunu açmak için ameliyat iyi bir seçenek olabilir. Ameliyat genellikle çok küçük kesiler yardımıyla artroskopik olarak yapılır ve uzun bir iyileşme süreci gerektirmez. Ameliyat sonrası erken dönemde fizik tedaviye başlanır. Kısa zamanda günlük yaşam aktivitelerine dönülebilir.

 


logo-yavuzkocabey-white

Prof. Dr. Yavuz Kocabaey Nişantaşı’nda muayenehanesinde de hastalarına hizmet vermektedir.

Facebook Sayfamız

Copyright 2017. Her Hakkı Saklıdır.